(Source: turuncuyuseverim)
Bildiğin Sam Fortivan.
Bu nasıl bir aşk, nasıl bir bağlılıkmış bendeki, anlamıyorum. Canımı yakmana o kadar alışmışım ki beni üzen başka şeyler de olsa seni sorumlu tutuyorum. O kadar acıtmışsın ki beni, karnım ağrısa suçu sende buluyorum. Sırf seni unutmak için hayatıma zorla sokmaya çalıştığım ve zerre sikimde olmayan bu gereksiz insanlardan biri bir şey yapsa, ben yine kendimi senin için ağlarken buluyorum. Yine ettiğim küfürleri senin isminle bitiriyorum. Artık alıştım sandığım seni onunla görme fikrinin aslında hala beni nasıl incittiğini en çok böyle zamanlarda fark ediyorum. Yine de bazen kendimi seni düşünürken yakalıyorum. Hatta daha da ileri gidip seni aradığımı ve son kez görüşmek istediğimi söylediğimi hayal ediyorum. Neden artık bittiğini kabul edemiyorum? Tabii hiç başlamayan bir şey nasıl biterse.
Senden ne denli nefret ettiğimi anlatırken birden konu özlemekten ağrıyan karnıma gelecek. Sonra yine seni anlatmaya çalışmaktan vazgeçeceğim. Bir yandan da yazsam geçecekmiş gibi hissedeceğim. Sadece, artık ağır geliyor. Düştüğüm durum, beni soktuğun bu hal tahammül edemeyeceğim boyutlara ulaşıyor her geçen gün. Beni hiç olmadığım birine dönüştürüyorsun. Güçsüz, aciz, umutsuz… Aylar önce “Bırakma kendini, ben senden güç alıyorum.” dediğin o kızdan çok uzaktayım artık. Tekrar güçlü olmak istiyorum. Sanki bunu başarsam seni geri döndürebilirmişim gibi. Ama bir yandan bunu isterken bir yandan da her gün nasıl öldüğümü gör, “Allah benim belamı versin nasıl üzdüm bu kadar seni?” de, kendine küfret, nefret et, pişman ol, vicdan azabı çek, sen de üzül istiyorum, bu kadar küçülüyorum. Sonra tamam diyorum, bitti. İğrenç biri o. Nefret ediyorum ondan. Ama öyle olmuyor. Ne zaman senden nefret etmeye çalışsam her seferinde sana hak veriyorum. Hatta daha da ileri gidip suçu kendimde buluyorum. Neredeyse o kızla birlikte olduğun için seni tebrik bile edeceğim! Sana küfretmek kolay geliyor. O kızın kusurlarını bulmak, kendimi onunla yarıştırmak. Ama zor olanı, canımı yakanı da yapıyorum; neden benimle değil onunla olduğunu düşünüyorum. Her seferinde hak veriyorum sana. Ben olsam ben de onu seçerdim diyorum. “Ama şimdi olsa buna izin vermezdim, o hataların hiçbirini yapmazdım yemin ederim.” Artık çok geç biliyorum. Aramızda bir şeylerin olabileceğini ummaktan çoktan vazgeçtim. Senden mesaj bile beklemiyorum artık. Böylesi daha az yakmıyor canımı belki ama, kendimi daha az yıpratıyorum. Yine de seni düşünmekten alamıyorum kendimi. Artık içinde biz olan hayaller kurmuyorum belki ama yaşadıklarımızı düşünüyorum sürekli. Bana söylediklerini tekrar ediyorum içimden hep. Unutmaktan çok korkuyorum. Gerçi Allah biliyor ya, asla unutamam. Mesajlarını okuyorum durmadan. Senden bana kalan yalnızca onlar var. Onlar da olmasa yaşananları hayal ettiğimi bile sanabilirim. Bak işte, yine yapamadım. Yazamadım seni. Bunu bile denemekten yoruldum artık. Kolay değil inan bana, ben bunu sekiz aydır yaşıyorum.